Yaş küçüldü, risk dahada büyüdü! 45 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri riski çoğaldı...

1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalar yapan Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, hayatı boyunca her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski taşıdığını ve meme kanseri tanısı konan her 10 kadından birisinin 45 yaş altında olduğunu ifade etti.

Yaş küçüldü, risk dahada büyüdü! 45 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri riski çoğaldı...
18 Ekim 2021 - 20:54
Kadınlarda en çok görülen kanser türü olan meme kanserinde erken tanının tedaviyi kolaylaştırdığını dile getiren Bezmialem Vakıf Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, “Her 8 kadından birinde yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski bulunur. Sıklıkla ileri yaştaki kadınlarda görülse de son senelerde 45 yaş altındaki genç kadınlarda da sıklığı artmakta olup, meme kanseri tanısı konan her 10 kadından birisi 45 yaş altındadır” dedi. Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, tüm kadınları ilgilendiren ileri yaş (50-65 yaşlar arası), erken a
det görme, geç menopoza girme, hiç doğum yapmama veya ilk doğumun 30 yaşından sonra yapılması, uzun vadeli doğum kontrol hapları ya da menopoz sonrası yüksek doz hormon replasman tedavisi, aşırı yağlı gıdalarla beslenme gibi genel meme kanseri risk etkenlerine ilaveten, özellikle genç yaşta meme kanserine yakalanma riskini arttıran faktörleri şöyle sıraladı: - Yakın akrabalarda 45 yaş altında meme kanseri veya herhangi bir yaşta yumurtalık kanseri, - Birden fazla akrabada meme kanseri veya erkek bir akrabada meme kanseri tanısı, - Kişide veya yakın akrabalarında bazı meme kanseri genlerinde (BRCA1 ve BRCA2) bozukluklar (mutasyon), - Göğüs duvarı veya memeye çocuklukta veya genç yaşta alınan radyoterapi, - Daha önce alınmış meme kanseri tanısı veya önceki biyopsilerinde kanser riskini arttıran değişikliklerin saptanması “Genç yaşta görülen meme kanserinin tedavisi daha zor” Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, “İleri yaşlarda görülen meme kanserlerine göre genç yaşta görülen meme kanserleri, daha çok genetik (kalıtsal) olma özelliğine sahiptir. Tanı konulduğunda ileri evrede ve sık olarak daha kötü seyirli oldukları için tedavileri de daha zordur” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Uygulanan cerrahi tedaviler (özellikle her iki memenin alınmasını gerektiren cerrahiler) ve kemoterapiler ile ilişkili olarak; vücut görüntüsü ve doğurganlık ile alakalı endişeler, izolasyon hissi, finansal faktörler genç hastaları daha fazla etkilemektedir. Dolayısıyla genç yaşta meme kanseri saptanan hastalarımıza genetik danışmanlık önerilmeli, meme dokusu bütünüyle alınacaksa plastik cerrahi alternatifleri ile alakalı bilgilendirme yapılmalı, henüz çocukları yoksa doğurganlığın korunması için kadın doğum konsültasyonu önerilmeli ve psikolojik destek için yönlendirilmelidirler.” “Meme muayenesi ihmal edilmemeli” Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, “Hayati önem teşkil eden meme kanserinde erken tanı için (ailede meme kanseri hikayesi gibi daha erken tetkik gerektiren bir durum ya da memede daha erken yaşta saptanan şüpheli bir kitle yoksa) özellikle 40 yaşından sonra her kadın her sene tarama mamografileriyle beraber klinik meme muayenelerini yaptırmalı, aylık olarak kendi meme muayenelerini de ihmal etmemelidir. Meme ya da koltuk altında kitle, memede ödem, meme cildinde ve meme başında kızarıklık, içeri çökme, kabuklaşma, yaralar, meme başından kanlı ya da şeffaf akıntı, memelerde asimetri ve meme boyutunda değişiklik gibi durumlarda muhakkak meme kanserinden şüphelenilip hekime başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum