Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar | 13 şehir efsanesi için uzmanlar ne diyor?

Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar | 13 şehir efsanesi için uzmanlar ne diyor?, Yakın zamanda kanser teşhisi konan ya da hastalığa yakalanmaktan fazla korkan biri için dünya, özellikle sosyal ağ ondan nasıl kaçınılacağı, nasıl çare edileceği ve bu konuda neyin korkulacağ.

Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar | 13 şehir efsanesi için uzmanlar ne diyor?
23 Haziran 2022 - 13:58
Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar | 13 şehir efsanesi için uzmanlar ne diyor?,

Yakın zamanda kanser teşhisi konan ya da hastalığa yakalanmaktan fazla korkan biri için dünya, özellikle sosyal ağ ondan nasıl kaçınılacağı, nasıl çare edileceği ve bu konuda neyin korkulacağı konusunda bilimsel olarak yanlış bilgilerle dolu. gerçi birçok uzmanı hayal kırıklığına uğratan bu mitler, yalanlanmasına karşın albenili olmaya devam ediyor. Bu inanışlar hastaların kanser teşhisiyle başa çıkmalarına asistan olmadıkları gibi, tedavilerini de riske atıyor.

Onkoloji uzmanı Rachel Buchsbaum, “Bir şey duyguları tetiklediğinde, mantık yürütmek şiddet olabilir. Kanser de daha önce hiç yaşamamış ırk ve aileler için oldukça korkutucu” diyor. "Bugünün tedavilerinin ve teknolojilerinin eskisinden çok daha iyi olduğu mesajını vermek güç. Kanser korkusu hâlâ öyle yaygın fakat, birçok zaman bu duyguyla takılmaya devam ediyorlar.”

Çalışmalar, son yıllarda kanser ölüm oranlarındaki kararlı düşüşlere rağmen, çoğu kişinin kanseri hala bir idam cezası olarak algıladığını gösteriyor. Uzmanlara göre, bu yalnızca hatalı yok, bununla birlikte erken teşhis ve tedaviden vazgeçmeye yol açarsa tehlikeli bir algı.

Uzmanlar, kanserle ilgili pek fazla popüler ancak yanlış varsayımın geveze endişelere niçin olduğunu, ara sıra insanları alıştırma gerçekleştirmek, sigarayı vazgeçmek ya da güneşten sakınmak gibi yerleşik önleme davranışlarını göz ardı etmeye iterek, akılsızca çare kararlarına yol açabileceğini söylüyor.

İşte hastalıkla ilgili en yaygın büyük kasaba efsaneleri ve kanser uzmanlarının ilettiği 'doğrular'...

Kanser defalarca ölümcüldür

Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bala Başak Öven, bu inanışın yanlış olduğunu söyleyerek, “Kanserin ölümcül olup olmadığı, hastalığın hangi evresinde tespit edildiğine tarafından değişir. Kanser erken tanı konulup tedavi edildiğinde tam iyileşme sağlanabilir” ifadelerini kullanıyor.

Onkoloji uzmanı Karthik Giridhar, “Onlarca sene önce, vefat oranları daha yüksek olduğu, araştırma ve tedaviler bugünkü dek gelişmiş olmadığı için millet böyle hissediyor” diyor. “Bundan Böyle önleme, erken teşhis ve ameliyat tedavilerimiz var. İnsanların büyük çoğunluğu daha uzun vakit hayatta kalıyor ve daha iyi, daha üretken hayatlar yaşıyor.”

Kanser bir defa vücuda girince daima geri gelir

Radyasyon Onkolojisi uzmanı Prof. Dr. Gökhan Özyiğit, bilhassa erken safhalarda teşhis konulan çoğu kanser türünde tedavilerle yeniden bitmiş olmayacak şekilde tam şifa sağlanabildiğini söyleyerek, “Kanserde gidişatı ön görebilmek için hastanın tanı derhal fazla ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir. Buna karşın elimizde kanserin iyileşme durumunu yüzde 100 varsayım etmemizi sağlayan bir metot bulunmuyor. Yapılan tetkikler sonucunda ileri evrelerde olduğu saptanan kanserlerde yineleme riski daha fazla. Fakat erken evrelerde yakalansa bile daha düşük olasılıkla da olsa kanserin geri gelmesi de söz konusu olabilir.”

Öven ise, “Kanserin tekrarı hastalığın tipine ve yaygınlığına tarafından değişir. İleri safha hastalıklarda baştan riski daha fazla olmakla beraber, ilk 2-3 yıl sonra yeniden riski keskin azalır. Hastalıksız 5 yıl geçtiğinde çoğunlukla bütün iyileşmeden söz etmek muhtemel” diyor.

Kanser defalarca genetiktir

Nangia, "Bir Takım kanserler ailelerde ortaya çıkabilir ve onları çok daha yüksek risk altına sokabilir. Ancak hakiki şu ancak kanser, kişinin yaşamı baştan başa herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir" diyor. “Kansere yakalanan çoğu insanın aile öyküsü yok. aynı zamanda, BRCA1 ve BRCA2 gibi meme ve yumurtalık kanseri riskini artıran ırsi kanser sendromu genlerine sahip aileleri saptamak kayda değer. Bu Nedenle aile üyeleri daha yakından taranabilir ve muhtemel önleyici tedavilere sahip olabilir.”

Özyiğit ise birinci derece yakınlarında meme kanseri ve prostat kanseri olan bireylerin özenli olması gerektiğinin altını çizerek, “öte yandan bu şart mutlak kanser olacakları manasına elbette gelmez. Fakat aile öyküsü artı olan bireylerde tarama programlarına erken başlanılması ve bu şahısların kansere niçin olduğu tanıdık kötü alışkanlıklardan uzakta kalmaları önerilir” açıklamalarında bulunuyor.

Her şey kansere niçin olur, o süre neden kendimi korumaya çalışmakla uğraşayım?

Özyiğit, her şeyin kansere niçin olmayacağını belirtip, ‘neden kendimi koruyayım? ’ yaklaşımının hayatla kumar oynamak olduğunu söyleyerek, “Çünkü kanserlerin asgari yüzde 30'u önlenebilir.  Dünya genelinde kanserlerin asgari üçte birinin tütün ürünleri, içki, obezite, fena gıda alışkanlıkları ve bir takım virüslerden kaynaklandığı varsayım ediliyor. Yani çok kolay bir takım önlemler ile sık görülen birçok kanser türüne yakalanma riskinizi azaltmanız muhtemel” diyor.

Kemoterapinin dehşet yan etkileri olur

Nangia, "Bu muhakkak doğru yok" diyor. "Destekleyici bakım ilaçları şimdi harika ve çoğu hasta mükemmel durumda. İlaçlarla denetleme edilmeyen mide bulantısı veya çare edilemeyen önemli ast etkilerin olması ise hastalarda yaygın yok”

Tıbbi Onkolog Diane Reidy-Lagunes, günümüzde hastaların bulantı ve kusma gibi yan etkileri durdurmak için kemoterapiden önce hap alabileceklerini söylüyor. “En yaygın alt tesir, zamanla biriken dermansızlık” diyor. "Bazı uzmanlar tedaviyi bir dövüşe benzetiyor. İlk yere düştüğünüzde, derhal geri zıplarsınız. İkinci veya üçüncüden sonra, gerçi çabuk kalkarsınız. Beşinci ya da altıncı vuruşa ulaştığınızda, daha yavaş kalkıyorsunuz lakin yine de kalkıyorsunuz."

Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar | 13 şehir efsanesi için uzmanlar ne diyor

Kanser olduğunu bilmeden yaşamak, bilip yaşamaktan daha iyi

Özyiğit bu akıl tarzını, her gece aynı yorganın altında zehirli bir yılanla yatmaya benzeterek,” Eğer kanseriniz varsa, bunun erkenden tanınması çoğu kanser türünde hayat kurtarıcıdır.  Gereksizce 'Kanserden korkma, geç kalmaktan kork! ’ demiyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Şeker yemek kanserin büyümesine neden olur

Şekerin kanseri beslediğinin ispatlanmamış bir bilgi olduğunu söyleyen Özyiğit, “Kanserli hücreler kuşkusuz enerji için şekere gereksinim duyar. Lakin şekerin yanı sıra yağa ve proteine de ihtiyacı olur. Bilhassa erişkinlerde fazla karbonhidrat tüketimi obeziteyi arttırır. Obezitenin de kansere yol açan etmenlerden biri olduğunu biliyoruz. Fakat bu şekerin kanseri beslediği ve büyüttüğü manasına gelmez” diyor.

Deodorantlar meme kanserine niçin olur

Nangia, "Bu, muhtemelen kadınlardan mamografi çektirdikleri vakit deodorant veya ter önleyici kullanmamalarının istenmesi gerçeğinden kaynaklanan bir efsane" diyor. "Kadınlara bunun söylenmesinin nedeni, deodorantların ve ter önleyicilerin, röntgen veya mamogramda kalsiyumu taklit edebilen, mamogram sonuçlarını etkileyebilen alüminyum içermesi."

Özyiğit, “Deodorantların kanser yaptığına dair elimizde net bir data değil” diyor. “bununla birlikte bu nesil kozmetik ürünler çoğu öbür kimyasal madde içerdiği ve kullanımı devamlılık gerektirdiği için gerçi temkinli olmakta avantaj var.”

Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar | 13 şehir efsanesi için uzmanlar ne diyor

Hamileler kanser tedavisi alamaz

Hamileliğin kanser semptomlarını maskeleyerek, daha geç tanı konulmasına neden olabildiğini açıklayan Öven, “Özellikle bebeğin organlarının gelişimini tamamladığı birincil 12 hafta geçtikten sonra birçok kemoterapi ilacı bebeğin gelişimini negatif etkilemediğinden kullanılabilir. Fakat hamilelik sırasında akıllı ilaçlar, radyoterapi ve hormon ilaçları bebeğe zararlı olduğundan kullanılmaz” açıklamalarında bulunuyor.

Özyiğit ise gebe olduğu aşina kanser hastalarına radyoterapi uygulanmayacağını söyleyerek, “Eğer radyoterapi uygulanmasındaki geç kalma kanserli anne açısından hayati tehlike taşıyorsa ve erken gebelik aylarında ise bir an önce hamileliğin sonlandırılması gerekir. Eğer hamileliğin son dönemleri söz konusu ise bebeğin sezaryen ile doğumu ve sonrasında da radyoterapinin uygulanması önerilir” diyor.

Sigara içmiyorum, bu yüzden akciğer kanseri olmayacağım

Akciğer kanseri için risk faktörlerinin başında sigaranın geldiğini söyleyen Öven, “Fakat her sigara içen kanser olmadığı gibi, hiç sigara içmeyenlerde de akciğer kanseri görülebilir. Akciğer kanserinde sigara dışında radon gazı, asbest maruziyeti, hava kirliliği, genetik aşinalık, radyoterapi öyküsü gibi diğer etmenler de risk faktörü” ifadelerini kullanıyor.

Hastalık Denetim ve Önleme Merkezlerine (CDC) tarafından, akciğer kanserlerinin büyük çoğunluğunun sigara içenler arasında meydana geldiği doğru olsa da diğer tütün ürünleri ve duman maruziyeti de kansere yakalanma riskini artırıyor.

Nangia ise "Sigara içmeyenlerde akciğer kanserine yakalanma olasılığı çok daha düşük. Fakat akciğer kanserinin yüzde 10 ila 20'si, yaşamları her tarafında hiç sigara içmemiş ya da 100'den eksik sigara içmemiş kişilerdedir" diyor.

Biyopsi ya da ameliyat kanserin yayılmasına niçin olur

Kanserin doğası gereği çare edilmezse zaten yayıldığını söyleyen Özyiğit, “Kanserin tanısı istisnai durumlar dışarıya zaten biyopsi ile konulur. öte yandan çoğu kanser türünde cerrahinin yaşamsal rolü var. Örneğin, meme kanserinde cerrahi şarttır. Kısacası kanserde uygulanması gereken bir cerrahi işlemin yapılmaması ya da geciktirilmesi hayatınıza mal olabilir” diyor.

Ulusal Kanser Enstitüsü, cerrahların ameliyatlar ve biyopsiler sırasında kanser hücrelerinin yayılmasını durdurmak için vücudun ayrı bölgeleri için öbür cerrahi aletler kullanmak gibi özel önlemler aldığını söylüyor.

 

Göğsünüzde bir yumru daima meme kanseri anlamına gelir

Özyiğit, muhakkak memede bulunan bir yumrunun defalarca meme kanseri manasına gelmediğini belirterek, “Fakat bu nesil durumlarda temkinli olmakta menfaat var. Çünkü meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerden ve erken teşhis ile tedavisi mümkün. bu nedenle memenizde artan bir şekilde çoğalan veya daha önce elinize gelmeyen yumru şeklinde kitleleri gecikmeden hekiminize göstermenizi öneririz” diyor.

Kemoterapiden sonra saç her yerde çıkmaz

Özellikle kadınlar için bocalama edilen tabi etkilerden biri saç dökülmesi ve geri gelmeyeceği korkusu. Uzmanlar bunun biraz süre alabileceğini, oysa birçok durumda ayrı bir doku ve hatta renk olmasına karşın saçın geri döndüğünü söylüyor.

Reidy-Lagunes, "Kemoterapi, seri çoğalan hücrelere saldırarak çalışır" diyor. "Kanser hücreleri hızlı büyüyor, ancak saç hücreleri gibi öteki hücreler de öyle. Kemoterapi, saç derinizde, kaşlarınızda, kirpiklerinizde, kollarınızda, bacaklarınızda ve kasık bölgenizde kılların dökülmesine niçin olabilir. Tedaviniz sona erdiğinde ise kıllar bitmiş uzamaya başlar. Saçların her tarafta çıkması üç ila beş ay sürebilir.”

Öven, her kemoterapinin saç dökülmesine neden olmadığını vurguluyor, “Saç dökülmesi geriye dönüşümlü bir alt tesir olup tedavinin bitmesinden 1-2 hafta sonradan yeniden çıkmaya başlar.”

Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar | 13 şehir efsanesi için uzmanlar ne diyor?, başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. İçeriğin Kaynağı takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum