Emine Erdoğan: Türkiye'nin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim

Emine Erdoğan: Türkiye'nin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Bursa'da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde d.

Emine Erdoğan: Türkiye'nin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim
13 Mayıs 2022 - 18:16
Emine Erdoğan: Türkiye'nin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Bursa'da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'İntegratif ve Anadolu Tıbbı Kongresi'nin açılış programına katıldı. Bursa Valisi Yakup Canbolat, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Bursa milletvekilleri ve sektör temsilcileri de salonda hazırlanmış bulundu.

Bursa'da bulunmaktan mutluluk duyduğunu bildiren Emine Erdoğan, "Yalnızca bireylerin yok, toplumların da rahatlık ve refahını sağlıklı olma hali belirler. Son iki buçuk yılımız tarihin en büyük salgınlarından birini tecrübe ederek geçti. Sanıyorum ki sağlığın ve sağlık alanında atılacak adımların önemini fazla daha iyi seziş ettik. Sağlığın sahiden hayat çağırmak olduğunu daha içten özümsedik. Dünya Sağlık Durumu Örgütü, 1974'te, sağlığı yalnızca rahatsızlık veya bir engelin olmayışı yok, vücut, ruh ve sosyal yönden de bir iyilik hali olarak tanımladı. Yani sağlık, fazla yönü olan, fazla boyutlu ve devamlılık talep etmesi gereken bir haldir. Nitekim, insan dediğimiz varlık, yalnızca bedenden ibaret yok. İnsan, ceset ve ruhun bir araya geldiği eşsiz bir mekanizma. İnsan varoluşunun, manayı temsilci ruh, maddeyi temsilci beden tarafı var. Bedenin iyi olması ruha mutlaka sirayet ediyor. Aynı şekilde ruh iyi olduğunda vücut de iyileşiyor" dedi.

'SAĞLIĞIN KÜLTÜR OLARAK YAŞANDIĞI DAHA ANLAMLI BİR DÜNYA'

Sağlığın insanlığa tarih her tarafında her dönem önem atfettiğini belirten Erdoğan, "Tıp, eczacılık ve botanik gibi alanlarda nice eserler yazılı, dünyanın müşterek bilgi hazinesine eklenmiştir. İnsan sağlığına adanmış bu mücadele, nice keşfin de zeminini hazırlamıştır. Şifayı bitmiş arayan insan, bitkilerin, hayvanların, toprağın, suyun, seslerin ve hatta kokuların kendine has dillerini deşifre etmiştir ve topladıkları bilgilerin ışığında bir hayat yapı etmişlerdir. İbn-i Sina bir eserinde şöyle diyor, "Tedavinin en iyi ve en etkili yollarından biri hastanın akli ve ruhi güçlerini artırmaktır. Ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, hastanın çevresini sevimli ülkü getirmek, ona en iyi musikiyi dinletmek ve onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir." Anlıyoruz ama, sağlık ilacın yanına, yaşadığımız etraf, işittiğimiz ses, etkileşim halinde olduğumuz sosyal çevre gibi çoğu unsurla ilgili. İşte Geleneksel Anadolu tıbbının özü de denge, ölçü ve doğayla barışık bu yaşam tarzıdır. Bu uygarlık mirasını dışlamadan, çağdaş hayata entegre edebilsek, sağlığın bir kültür olarak yaşandığı, çok daha manalı bir dünya inşa edebiliriz" diye konuştu.

Emine Erdoğan: Türkiyenin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim

'KRONİK HASTALIKLARIN ÇOĞUNLUĞU HAYAT TARZINDAN KAYNAKLANIYOR'

Bugünün teknolojiyle şekillendiğini vurgulayan Emine Erdoğan, "Hayatın az kalsın her alanında devrimsel dönüşümler gerçekleşiyor. Çare yöntemleri gelişiyor ve tıpta yeni buluşlar gündem oluyor. Buna karşın, insan sağlığı hızla bozulmaya, hastalıklar artmaya devam ediyor. Kronik ayla gelmiş hastalıkların cenderesinde ömürler geçiyor. İşin kötüsü, bu hastalıklara yakalanma yaşı gittikçe düşüyor. Kanser, diyabet, astım, obezite, ahali arasında hızla yaygınlaşıyor ve maalesef çocuklara da sirayet ediyor. Bu kadarıyla da kalmıyor, bu hastalıklar başka hastalıklara kapı aralıyor. Mesela, obezite kanser, yürek, kas ve iskelet sistemi gibi hastalıkların davetçisi. Benzer şekilde, şeker hastalığı körlükten felce, böbreklerin iflasından ampütasyona dek değişik felaketlere zemin hazırlıyor. Meselenin özüne indiğimizde kronik hastalıkların başlıca yaşam tarzından kaynaklandığını görüyoruz. Sağlığı hayatın merkezinden uzaklaştırıp, sadece hastane binalarına sığdırmamız da hastalıkların ömrünü uzatıyor. Sağlık Durumu sadece hastalandığımızda aklımıza gelmemeli. Bilakis, yaşantımızı şekillendiren bir fikirler bütünü olmalı. Bildiğiniz gibi bütün dünyada, geleneksel ve bütünleyici tıp, son derece istek görür ışık halkası geldi. Çünkü bu metot, insanı ruh ve beden bütünlüğü çerçevesinde ele alıyor, değerlendiriyor. Sadece hasta olduktan sonra yok, hasta olmamak için yapılması gerekenlere ilişkin de ayrıntılı yaşam reçetesi çıkarıyor. Koruyucu hekimliği başlıca alıyor. Oysa, GETAT uygulamalarının bilimsel ve akademik bir zeminde yürütülmesi son derece önemli. Çünkü geleneksel tıbbın, çağdaş tıbbın bir alternatifi olarak algılanması çatışmalı bir bölge oluşturuyor. Halbuki geleneksel tıp, barındırdığı kadim öğeleriyle, modern tıbbın bir tamamlayıcısı olarak manâlı bir yere sahip. Ülkemizin bu anlamda büyük bir potansiyeli ve mirası var. Bu mirasın modern bilimin süzgecinden geçerek günümüze kazandırılmasının, hem medeniyetimizi ihya edeceği, hem de insan hayatına özgün bir katkı sunacağı kanaatindeyim. Bu sayede Türkiye'nin GETAT uygulamalarında önde gelen ülkelerden biri ve tüm dünya için bir alımlılık merkezi olacağına eminim" dedi.

Emine Erdoğan: Türkiyenin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim

'SAĞLIK, MUTLU BİR YAŞAM İÇİN EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ ŞEY'

Türkiye'nin, geleneksel ve bütünleyici tıp uygulamaları açısından köklü medeniyetin mirasını taşıyan, tarihi ve coğrafi zenginliğe sahip ender ülkelerden biri olduğunu gösteren Afiyet Bakanı Fahrettin Koca, "Anadolu tıbbının ışığını bugüne içeren sembol isimlerimiz ve şehirlerimiz var. Bursa, bu şehirlerimizin başında geliyor. Bir kültür şehri olması ve sağlık tarihimiz açısından önemi itibarıyla Bursa, Anadolu tıbbı açısından özel bir yük talep ediyor. Dolayısıyla başka ülkelerden misafirlerimizin de katıldığı kongremizin Bursa'da düzenlenmiş olması konunun özüyle benzer bir çekicilik taşıyor. İnsanlık, bilimin ışığında sosyoekonomik ve sosyokültürel gelişim yolculuğunu sürdürüyor. Bu gelişim, geçmişten gelen kazanımların, edinilen yüklü mirasın üzerine yapı edilmektedir. Tıp bilimi de insanlığın iki taraflı mirası olarak sürekli gelişip yenileniyor. Sıhhat, mutlu bir hayat sürmek için en fazla gereklilik duyduğumuz şey. Onun kıymetini anlayışlı olmak, korunmasını sağlamak bireylerin olduğu dek toplumun da ortak sorumluluğudur. İnsanlığa sağlıklı bir yaşam sunabilmek, yalnızca bugününü değil, geleceğini de bütün sağlık risklerine karşı gözetmek, toplumların asli görevleri arasındadır" diye konuştu.

'GELENEKSEL HERIF UYGULAMALARI SAĞLIK SİSTEMLERİNDE DAHA ARTI YER EDİNİYOR'

Son yıllarda bütün dünyada geleneksel tıbba yöneliş olduğuna uyarı çeken Bakan Koca, "İnsanlığın tarihsel birikimi olan geleneksel tıp yöntemlerinin kullanımı, gittikçe yaygınlaşıyor. Uzayan ömür ve kronik hastalıklara bağlı olarak hayat kalitesinin düşmesi, çağdaş yaşam şartlarının getirdiği fiziki, sosyal ve psikolojik birçok soruna tedavi arayışı, insanların geleneksel ve bütünleyici tıp uygulamalarına ilgisini artırıyor. Geleneksel ve bütünleyici tıp uygulamaları, koruyucu hekimlikte ve çare süreçlerinde gitgide büyüyen oranda tatbik alanına sahip oluyor. Totaliter yaklaşımın sağlık harcamalarını azaltıcı etkisi de insanları, devletleri cezbediyor. Bu yüzden, günümüzde geleneksel tıp uygulamaları, ülkelerin sağlık sistemlerinde kendine gittikçe daha fazla yer edinmektedir. Kadim tıbbın doğumuna konut sahipliği yapan Anadolu'muz, geleneksel tıp uygulamaları açısından oldukça zengin bir birikime sahip. Türkiye olarak, bu zengin mirası ve imkanları, keza insanımız hem insanlık yararı için kanıta dayalı ve güvenilir bir zemine taşımak konusunda uğraş sarf ediyoruz" diye konuştu.

Emine Erdoğan: Türkiyenin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim

'BİTKİLERİN ÜRETİMİ VE İLAÇ ENDÜSTRİSİNDE KULLANIM ORANI GİDEREK ARTMAKTA'

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci de "Dünyada yaklaşık 425 bin bitkinin olduğu, bunlardan 50 bin ile 70 bin kadarının tıbbi bitki türü olarak tanımlandığı bilinmektedir. Halen dünyada 2 bin, Avrupa'da ise 500'e yakın tıbbi bitkinin ticareti yapılmaktadır. Her geçen sene bu bitkilerin üretimi ve ilaç endüstrisinde tatbik oranı artan bir şekilde artmaktadır. Ülkemizin sahip olduğu bu zenginliği, en yüksek düzeyde katma değerli ülkü getirmesi, bu pazardan daha yüksek pay alması son derece önemlidir. Defne, kekik ve kimyon üretiminde dünyanın en önemli tedarikçi ülkesiyiz. Kekik ve defne ihracatında dünya lideriyiz. Dünya defne ihtiyacının 90'ını, kekiğin ise 80'ini biz karşılıyoruz. Ada çayı, biberiye ve anasonda da önemli bir tedarikçi konumundayız. TARSİM ile üreticilerimizin doğal afetlerden dolayı zararlarını karşılamak ve tarımda sürdürülebilirliği temin etmek amaçlı tıbbi aromatik bitkilerin çoğunluğunu doymuş paketi halinde güvence altına aldık. Yağ gülü için de keza isteğe tabi don teminatı verdik. Kırsal yeniden yapılanma destekleri dahilinde, tıbbi aromatik bitkilerin işlenmesine, depolanmasına paketlenmesine yardım sağlıyoruz" dedi.

Emine Erdoğan: Türkiye'nin GETAT uygulamalarında dünya için bir cazibe merkezi olacağına eminim, başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. İçeriğin Kaynağı takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum